hande yener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hande yener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2009

Beş Duyu

Bir kaç saat önce Hande Yener'e sordular televizyonda, "5 duyundan biri olmayacak olsa hangisi olmayaydı" diye, kadın "tad alma" dedi. TAD ALMA! Tad almak istenmez mi hey Hande, deli misin sen? Bir de dedi ki "duymaktan vazgeçemeyeceğime göre" gibisinden bi şeyler. Ehy. Anladık yani san'atçısın, afferin. Şunu mu duymaktan vazegeçemeyecen lan?



Iptıs çaktıs yani, nedir? Gerçi Hande kendini çok geliştirdi, biliyoruz. (Deviantjesüs yazmadan yazayım.) Ama 4 sene öncesinin boktan Türkçe popunun bayrak taşıyanı, eller havayanın kraliçesi böyle müzik konusunda artislik yapmamalı.

Aslında yapsın lan bana ne. Ahah. Çok alışmışım böyle ciddi ciddi, "şu yapılmamalıdır, bu edilmemelidir." Sana ne lan? Yapar, der ki "efenim en önemlisi duymak tabiğğ". Ahaha. Ama yapmasa daha iyi.

Neyse, ben olsam ya hissetmek ya koklamak derdim. Diğer üçü mühim. Ya tad almak verilir mi lan? Kıbrıs'ı veririm, tad almayı vermem. İskender diyorum, patates kızartması diyorum! Mantar yedim yeni, şahane. İstiridye mantarı. Elit. Binaenaleyh, Tad almayı vermeyiz!

Oh lan ne rahatmış böyle yazmak. Yük kalktı üzerimden. Ne o ya öyle siyaset sinir stres. Ooh. İpimle kuşağım. Valla şahane.


Not: "Ne oluyor lan? Güzel güzel yazıyordu bu adam, saçmalamış." diyenleri şuradan Wordpress'e alıyoruz. RSS'e üye olanları wordpress'e yazı eklenince uyarılacak, buraya eklenince uyarılmayacak şekilde ayarlayabildiğimi umuyorum, beceremediysem de kusura bakmayın, şeyediverin siz. Burası artık böyle oldu. Yemek tarifi bile çıkabilir buradan her an. Sevimli kedi resmi bile çıkar artık. Fena.

Aha al, extremely fluffy cat. OLACAĞI BUYDU!
(Tavşan aslında.)

05 Ağustos 2007

nasıl delirdin lan?

Çok acayip.

Lise’de en büyük korkum serviste Hande Yener çalınmasıydı. Herhangi bir müziğe katlanabilme belirtecim “Hande Yener’den iyidir yau / Hande Yener’den bile kötü abi bu!*” şeklinde idi. ıptıs çaktıs, rezalet bir “eller havaya” müziği yapıyordu bu kadın ve ben tiksiniyordum. Şöyle bir şeylerdi, tabi sorun sözler değil burda, sözleri okuyup hatırlayın şarkılar ne kadar rezaletti diye yazıyorum:

kapına köleyim desen inanır mıyım
yalvarırken seni görsem inanır mıyım
yeni aşk hayatında mutluluk dilerim
dönme sakın geri çok gülerim

(Yalanın batsın, 2000)

vurup kapıyı çıkarken aklın nerdeydi
salladığın hançer kalbime değdi
hala çılgınsın hala unutkan
sana taptığım yıl geçen seneydi

(Sen Yoluna Ben Yoluma, 2002)

Şunları copy paste yaparken bile içim kalktı, çok iğrenç gerçekten. Sana kırmızı çok yakışıyor çıktı sonra mesela, lise bittiydi o sıralarda neyse, ama onu da oralarda buralarda duymak kulağımı kapamam için yeterli oluyordu, hala da duysam kaçarım.

Bu sene olacaklar geçen seneden geliyorum demişti aslında. “Kelepçe” diye bi şarkısı çıktıydı, ben de “oha” dediydim, “bu Hande Yener olamaz”, standartların üzerinde bir türkçe pop şarkısıydı çünkü. Yüksek dediysem, türkçe pop standartlarına göre yüksek, aman yanlış olmasın, çerez olsun diye dinlemekten başka bir amaçla dinlenmezdi şahsımca.

Bu sene de “Nasıl Delirdim” albümü çıkmış. Kibir ve Romeo kliplerinden gördüğüm kadarıyla bu sefer daha da iyiydi, ben iyice şaşırdım, “ulan”, dedim (böyleyim ben, “oha” diyorum, “ulan” diyorum. Terbiyesiz bir adamım.) “dinleyeyim şu albümü.” Bu sefer öyle ortalamanın üzerinde falan değil, hatta pop bile değil, adeta electronic albüm yapmış abla. Eğlencelik falan değil, ciddi ciddi kulaklığı takıp dinliyorum. Altyapılar, nasıl diyor siz, çok “sağlam”. “Şu an erken”de mesela bu altyapı çok belirgin, çok süper, “kurtar beni” o kadar kaliteli ki sevemedim bile, aştı beni. Seni sevi… yorumlar yok, naciye, yalan olmasın falan da oldukça güzel şarkılar. Bir de genel olarak şarkıların sonları çok güzel, çünkü vokaller azalıyor elektronik atraksiyonlar artıyor. Öyle dandik efektler falan da değil, tam da benim istediğim gibi böyle, nasıl anlatsam, bilmiyorum elektronik müzik terimlerini “janr”larını, oturaklı sert elektronik müzik, infected mushroom gibi diyecem çarpılırım diye demiyorum. Korkmasam mesela “aşkın gücü” de depeche mode gibi derim de işte, çarpılmak iyi değil.

Yahu, yeni çıkmış bi şarkıcı olsa ne güzel, güzel güzel dinlerdim de şimdi utanıyorum lan, hande yener bu, “vurup kapıyı çıkarken aklın nerdeğyyydi” diye çığrınıyordu daha 4 sene önce. Teheyy…

*”Hande Yener’den bile kötü abi bu!”, bunu söyleme sayım 3ü geçmemiştir heralde. Yoktu bundan kötüsü yahu, valla diyorum.